Sipariş

Biber Hapı İstanbul

Fx15 kilo verme için kendisine yollar

Mart 2nd, 2010 Gönderen admin

Fx15 kilo verme için kendisine yollar arayanların öncelikle bir uzman eşliğinde kilo vermelerinin gerekliliğine karar verdikten sonra verilecek kilo miktarı gibi çeşitli konular hakkında kararlar almalılar. İlk önce gerçekçi olmalısınız 100 kilo iseniz hemen 60 kiloya kadar inmeniz mümkün değil bunları zaman iiçerisine yayarak sağlıklı bir şekilde yapmalısınız. Uzman kontrolünde hareket ettiğiniz için hata payını en aza indirmiş durumdasınız. Uzmanlar tarafından sizlere verilen diyet proğramları ve egzersiz aktiviteleri aksatılmadan uygulandığında Hedefe ulaşmamanız için bir neden ortada kalmayacaktır.

Zayıflayabilmek için uygulanacak basit tedbirler sizere verilen diyet proğramlarını bozmadan oldukça yararlar sağlayabilir. Bol atıştırmalıklar çayların yanında tüketilen basit yiyecekler lif yönünden zen gin olan düşük kalorili olanlardan tercih edilebilir. İçecekleride aşırıya kaçmadan doğal olanları tercih etmek gerekir. Tabaklarımıza aldığımız yemekler ziyan olmasın düşüncesiyle fazladan yediğimiz yemekler önemli miktarda kalori çiiyor olabilir, bununn yerine porsiyonlarımızı kontrollü bir biçimde hazırlamak gerekir.

Gönderen Genel | Yorum Yok »

C vitamini

Şubat 19th, 2010 Gönderen admin

C vitamininin yaşa bağlı bellek kaybını önleyip önlemediğini bilmek istiyorsunuz. Çok sayıda gönüllüyü toplayacaksınız, sonra bir kısmını rasgele seçerek C vitamini vereceksiniz, diğerleri de tadı C vitamini gibi olan ve içeriğinde etken olmayan bir madde bulunan başka bir tablet (plasebo) alacak. On ya da yirmi yıl sonra C vitamini alan grupta bellek kaybı yaşayanların sayısıyla plasebo grubundakileri kıyaslayacaksınız.

Bu tip bir araştırmanın pek çok avantajı vardır. Eğer yeterince geniş çaplı olursa rasgele seçme süreci deney grubunda bulunanların yaş, sağlık durumu, egzersiz ve muhtemel diğer önemli faktörler bakımından kontrol grubundakilere çok benzemesini sağlamak yönünde önemli bir iş başarmış olur. Böylece iki grup arasındaki tek fark beslenme ya da tedavi şekli olur.

Gönderen Genel | Yorum Yok »

KALSİYUM ve biber hapı

Şubat 16th, 2010 Gönderen admin

Kalsiyumun rolü ve tartışmalı kalsiyum gereksinimi 9. Bölüm’de geniş olarak ele alındı. Özetle, kimse yetişkinlerin günde ne kadar kalsiyuma ihtiyacı olduğunu bilmiyor. Kalsiyum ve kemik sağlığı üzerinde tutarsız ve kimi zaman da yanıltıcı verilere bakılırsa, yetişkinler için önerilen günlük miktar (elli yaşına kadar yetişkinler için günde 1.000 mg, elli yaş üzeri için günde 1.200 mg) muhtemelen yeterli olan miktarın üzerinde. Kesinlikle her gün daha fazla kalsiyuma ihtiyacınız var günde en az 500 mg almak iyi bir fikir ancak günde 1.200 mg muhtemelen yeterli miktarın çok üzerinde, özellikle de erkekler için.
Çeldci süt bıyığı kampanyasının aksine süt ve süt ürünleri bol kalsiyum almanın en iyi yolu değildir. Eğer daha fazla kalsiyuma ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız kalsiyum desteklerini deneyin. Hiç kalori ya da doymuş yağ içermezler ve günde birkaç porsiyon süt ve süt ürünü tüketmekten çok daha ucuza mal olurlar. D vitamini de içeren bir kalsiyum desteği daha iyidir.

Gönderen Beslenme, Beslenme Önerileri, Sağlıklı Yaşam | Yorum Yok »

Meyve Tüketimi ve Kalp Sağlğı

Şubat 6th, 2010 Gönderen admin

Dünyanın en büyük elma üreticisi Cindir. Çin’i takiben sırasıyla Birleşik Devletler, Türkiye, Polonya ve İtalya’da yetiştirilir. Elma, üretiminde Washinton ve New York başı çekecek şekilde, Birleşik Devletler’in elli eyaletinin otuz beşinde ticari olarak yetiştirilir.
Neden Elma Yemeliyim?
Eğer elma yiyecekseniz, çekirdeği dışında bütün bölümlerini yemelisiniz. C vitamini içeriğinin neredeyse sadece yüzde ellisi kabuğunun altındadır. Elma, lif açısından zengindir, hem çözünebilir hem çözünemez lif kaynağıdır. Lif içeriğinin üçte ikisi ve antioksidan içeriğinin neredeyse tümü kabuğundadır. Elma, fenil (klorojenık asit ve catechin), (kanserle savaşma ve kalp hastalıklarına karşı rol oynayabilecek) betakarotenoid, vephloridzin, kuersetini de içeren flavonoid-ler gibi karotenoidler, açısından zengin bir fıtokimyasal kaynağıdır.
Doğal İlaçlar Yazının tamamını okuyun »

Gönderen Beslenme, Beslenme Önerileri, Sağlıklı Yaşam | Yorum Yok »

Rezene (Foenicilum vulgare)

Şubat 4th, 2010 Gönderen admin

Püritenlerin uzun kilise saatleri boyunca rezene çiğnedikleri için ona “toplantının kaynağı” dediklerini biliyor muydunuz?
Hikâyesi Nedir?
Rezene, tohumlan üreten çiçekler ve tüylü yeşil yapraklarla kap¬lı sapıyla birlikte soluk yeşil veya beyaz çiçek soğanından ibarettir. Rezenenin her şeyi yenilebilir. Rezenenin hoş bir kokusu ve tadı var¬dır. Çeşitleri şunlardır: Cantino, Fino(Zefa Fino), Herald, Kusursuz, Sirio, Tatlı Florence ve Tardo(Zefa Tardo). Rezene Güney Avrupa yemeklerinde oldukça yaygın kullanılmaktadır.
Rezenenin Tarihi
Rezenenin vatanı Avrupa ve Güneybatı Asya’dır. Yunanlıların aşina oldukları bir tat olup, Avrupa’ya Roma İmparatorluğu sayesinde yayılmıştır. Efsane der ki: Aynı zamanda ünlü yarışların da adını al¬dığı kasabada Maraton Savaşları bir rezene tarlasında yapılmıştır.
Rezene Nerede Yetişir?
Tatlı rezene genellikle Fransa, İtalya, Yunanistan ve Türkiye’de yetişirken, yabani rezene başlıca Orta ve Doğu Avrupa’da yetişen bir türdür. Avrupa ticaretindeki tohumun çoğu Hindistan’dan gelmektedir. Amerika’da Kaliforniya ve Arizona başlıca üreticileridir.

Gönderen Beslenme, Beslenme Önerileri, Sağlıklı Yaşam | Yorum Yok »

« Önceki Yazılar